Sayı-4 : Ağustos 2008
Temrinin ilkeli ve seviyeli duruşu, daha ilk sayısında fark edildi. Edebiyat ve sanat dünyasının dergiyi ciddiye alması, tebrik ve takdir etmesi bunun açık bir ifadesi…
Temrin, ikinci sayısıyla daha çok insana ulaşmasını başardı. Derginin e-posta adresine gelen mailler ve yazılar, memnuniyet verici… Bu yazılar, hem dergide yayımlanması için hem de eleştirilmek için gönderiliyor. Yazı gönderen isimler; Temrin'in bir okul, bir atölye görevi gördüğünü, birisinden duymadıkları hâlde, içeriğinden anladıklarını ifade ediyorlar. Dergiye gelen yazıların sahiplerine geri dönülüyor ve bazı isimlere yazı tekniği hakkında yönlendirici bilgiler veriliyor. Bugün edebiyatın muhtaç olduğu kudret budur. Çünkü ustalar kendi dünyasında… Başkalarının derdiyle uğraşmak yerine, kendi adına iki satır yazı yazmayı yeğleyen ustaların soluk alıp verdiği bir dünyada yaşıyoruz. Oysa yeni kalemler, yeni isimler, yeni yazılar demek, edebiyatımızın yenilenmesi demek… Temrin'de yazısı yayımlanan isimlerin çoğu yeni… Ama yazıları takdir görüyor ve dikkat çekiyor. İki senedir yazı tekniği ve üslup konusunda diz kırıp boyun büken isimler bunlar…
Her oyunun bir kuralı var ve her oyun kendi kuralına göre oynanmalıdır. Edebiyat, her şeyden önce estetik ve sanatsal bir yapıdır; bu yapının taşları ise sözdür. Sözün, kendi içinde kuralları/sentaksı olduğu gibi, yazının da bir tekniği ve atölyesi vardır. Mektepli olmak isteyenler, bu atölyelerden geçmeyi tercih ediyorlar. "Ben yazdım oldu." mantığıyla, kerameti kendinden menkul derviş tavrı sergilemek çözüm değildir. Yazılanların görücüye çıkması ve eleştiriye açık olması en sıhhatli ve kalıcı yoldur. Bu korkuyu atlatabilen kimseler, edebiyatın limanına sığınabilirler. Yoksa kendi gölgesinden korkanlar, edebiyatta kalıcı eser ve iz bırakamazlar.
Temrin, okul dönemine yeni isimlerin özgün yazılarıyla girmeyi hedefliyor. Bu kalemlerin içinde her sayıda olduğu gibi ustalar da var.
Bundan sonraki sayılarda, edebiyat ve sanat gündemini kaçırmamak adına "olanları, ölenleri" ele aldığımız "Devran" isimli bir sayfamız olacak. Yine bize gelen eserleri tanıtacağımız "Kitaplık" isimli başka bir sayfamız daha olacak. Bu sayfada birden fazla eser tanıtmaya çalışacağız. İç sayfalarda daha geniş tanıtılan eserler, Temrin okuru için şu anlama geliyor: "Bu eser, yazı ve edebiyat adına mühimdir. Dikkatle okursan ve not alırsan faydasını görürsün."
Derginin en arka sayfasında "Temrin satış noktaları" yer almaya başladı. Üçüncü sayıdan itibaren hem seçkin kitapçılarda ve alışveriş merkezlerinde, hem de gazete bayilerinde derginin satışa sunulması önemli bir aşamadır. Derginin yayına girdiği aydan bu yana abone sayısını hesap edince her güne bir abone düştüğü görülüyor. Bu da göz ardı edilemeyecek bir gelişmedir.
Her sayıda kendini yenileyerek ve toparlayarak yoluna devam eden Temrin; sizlerin ilgisi, saygısı, tavsiyesi ve takdiri sayesinde kendini daha da güvende hissediyor.

Temrin Dergsi'nin Ağustos 2008 sayısında bulabilecekleriniz...

