menü


Kahve Sigara ve Planlar

Rabia Avcı

Lily: Yeter artık tahammül edemiyorum.
Jeff: Biraz daha sigara iç.
Lily: Tamam, uzat! Ama biliyor musun bir şey daha söyleyeceğim.
Jeff: Nedir? Söyle nedir?
Lily: Bu evde yaşamaya artık tahammül edemiyorum.
Jeff: O kadar naifsin ki söylediklerin kulağa hoş geliyor.
Lily: Ama biliyor musun bir şey daha söyleyeceğim.
Jeff: Nedir? Söyle nedir?
Lily: Bu evden gerçekten uzaklaşmak istemiyorum. Sırt çantam ve içindeki dâhiyane mutlu düşlerimle… Ama tahammül edemiyorum!
Jeff: Biraz daha kahve iç.
Lily: Tamam uzat, hey üzerime döküyordun az kalsın. Yeni aldığım kazağın üzerine gelseydi senden de uzaklaşmak isterdim. Ama neyse ki
yırtık ayakkabımdan içeri süzüldü. İyi ki varsın.
(Jeff duyduklarına çok mutlu olur. Ve hep bilinen memnuniyet gülümsemesini belirgin bir edayla yüzüne koyar.)
Jess: Biliyor musun bu seferde ben bir şey söyleyeceğim.
Jess: Bu evde bu şekilde yaşamana artık bende tahammül edemiyorum…
Lily: O kadar asice söyledin ki bunu, kulağa hoş geliyor.
Jess: Biraz daha sigara iç.
(Lily'nin kedisi odaya öyle bir dalar ki. Kahve bir anda Lily'nin biraz evvel sevinç konusu haline gelen yeni kazağına dökülür hale gelir. Ve sigara kedinin ağzındadır.)
Jess: Lily! Gözlerime bak yıkanınca kurtulacak kazağına değil… Ve beni dinle!
Lily: Tamam uzat cümlelerini.
Jess: Kahve bittiği için mi dedin.(Gülüştüler sonra ciddileştiler)
Jess: Biliyor musun bir şey daha söyleyeceğim.
Lily: Nedir? Söyle nedir?
Jess: Bir şey daha söylerken bir sürü şey de söyleyeceğim.
Lily: O zaman biraz daha sigara iç.
Jess: Sinsice, asice, düşünceli bu yüzden düşsel! Çekici çünkü içinde sen varsın. Bilinçli çünkü içinde benim olan bir planım var.
Lily: Nedir? Söyle nedir? Bu arada kedi nikotin bağımlısı olmadan onu odadan çıkaralım.
Jess: Biliyor musun bir şey daha söyleyeceğim.
Kedin o kadar muzip ve sevimli ki onu da planımıza dâhil etmiş bulunuyorum. Olmadı onu plandan atarız.
Lily: Umarım trenli yahut köpekli bir plan değildir.
Jess: Köpeği anladım da tren niye?
Lily: Trenli plandan dedin, onun eksilmesi demek trenden kediyi atmak demektir.
(Gülüştüler sonra yine ciddileştiler.)
Jess: Dilimde birikip beni gıdıklandıran cümlelerimi al, ezberle ta ki gerçekleşene kadar! Bitince verdiğim tüm cümlelerimi unut yenisini ben sana yine söylerim.

Sırt çantan sırtındayken, üzerinde kalın palton varken, kedin kucağındayken, çantanda kâfi yiyeceğin ve suyun varken, dilin kurumamışken, cebinde evden kaçmaya yetecek tren, otobüs vesaire paran varken, fotoğraf makinende çantanda filmleriyle muhteşem güzellikler çekmeye hazırken bundan sonraki ilk dışarı baktığında pencereden ilk gökkuşağını gördüğünde şu eski Cadillac arabayla seninle uzaklara uzaklaşmak için bekliyor olacağım. Vardığımız yer huzur bulacağın daha önce keşfetmediğin bir yer olacak.

Lily: Biraz daha sigara?
Jess: Bunu teklifime evet olarak kabul ediyorum.

(Ve beklenmedik yağmurun çok beklenen gökkuşağı gökyüzünün belini sardı. Beklenmedik bir şey daha vardı. Kahve ya da sigaraya ihtiyaç duyulmayan… Jeff, Lily'nin belirli bir süre gideceği yere kadar gözünün tülbentle bağlı kalmasını istedi. Lily sürprizleri severdi. Hele bir de gözü tamamen kapalı sürprizlerse bunlar. O Cadillac denilen Jeff'in arabasının içinde bence iki saat, sizce belki yarım saat, Lily için belki üç gün kim bilir, yolculuk ettiler. Ve sonunda gelmişlerdi. Lily heyecanlı Jeff sabırlı arabadan indiler. Gözündeki bağı çözünce sakın Lily'nin dizlerinin bağı çözüldü sanmayın aksine öfke köpüklü kafein oranı yüksek bir kahve içmiş gibi görünüyordu.)

Lily: Hayatımda böyle saçma bir evden kaçma planı duymadım.
Jess: Neden? Söyle neden?
Lily: Evden uzaklaşacağımızı bana yuttururken yine beni eve getirmişsin!
Jess: Evden o kadar uzaklaşmışız ki tekrar evin önüne varmışız ben ne yapayım? (Dünya dedi parmağıyla yuvarlak yapmaya çalıştı.)
Lily: Bir şey daha söyleyeceğim.
Jess: Nedir? Söyle nedir?
Lily: Ama önce açıklamanı dinleyeceğim.
Jess: Aradığın o çok uzaklarda olan şey neyse zaten tam önünde dikiliyoruz. Sadece farkında değilsin. Yuvanın farkına var! O güzel ailenin içinde ol. Ama gerçekten içinde... Balkonlardan sarkarak sigara içmek gibi olmasın. Böyle güzel bir eve içinde yaşayan altını öylesine çiziyorum ki kalem artık çalışmıyor. Yaşayan anne, baban ve sinir de olsa kardeşe sahipsin. Peki ya ben? Seninle yaptığım seyahati kaç kere de turlasam varacağım bir yuvam yok!

Arkamda eski döşemelerini kemiren kedinin olduğu arabadan başka her an birinin onu öldüreceğini sandığı için kendini öldürmeye meyilli panik ataklı daire arkadaşımla küçük bir daireyi paylaşıyorum.

Lily: Biraz daha sigara iç!
Jess: Tamam uzat!
Lily: Ama bir şey de ben söyleyeceğim.
Jess: Söyle nedir?
Lily: Özür dilerim.
Jess: Şımarık evden kaçan güzel ama kedili kız olduğu için mi?
Lily: Hayır! Kedim Cadillac'ının döşemelerinden bir parçayı bugünün anısına bana getirmek üzere olduğu için. Biraz kahve?
Jess: Hayır, daha da sinirlerim bozulmasın.
Lily: O zaman biraz sakinlik?
Jess: Tamam, uzat!

Geri



duyurular

Temrin Dergisi'nin Eylül Sayısı çıktı... Derginin basin bültenini okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi okurlarına müjde! Dergimizin ilk sayilarinda yayinlanan yazilari internet sitemize ekledik. Okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi`ni seçkin kitapevlerinden alabilirsiniz. Temrin Dergisi`ni temin edebileceginiz bayilerin listesini görmek için tiklayiniz»


son sayı



ziyaretçi sayısı



ferfir