menü


Geride Kalan

Selma Ayerdem

Hep ileriye doğru gidelim diyor sürekli yanımda. Gözlerimizi ileriye dikersek ve hiç bakmazsak geriye, her şey daha kolay olacak, göreceksin başaracağız diyor.

Soluklanmak istiyorum, dizlerimin bağı çözülmüş adeta. Bir adım daha atmak için takatim yok. Hız başımı döndürüyor. Yanımdan farklı yönlere doğru yürüyen başka insanlar geçiyor. Göz göze geliyorum onlarla. "Biliyor musunuz nereye gittiğinizi?" der gibi bakıyor gözlerim biliyorum, dilim söylemese de... Çünkü onların gözlerinde "bilmiyoruz" cevabını okuyorum. Hepsini teker teker uyarmak, omuzlarını tutup kollarımın arasına alıp sarsmak, kulaklarını anlamsız uğultulardan koparmak için onları sağır edecek ölçüde avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. Elimden bir şey gelmiyor. Üzülüyorum, sadece üzülüyorum.

Yoluma devam ediyorum, etmek zorunda olduğum sürekli bana hatırlatılıyor. Yol kimi zaman hiç bitmeyecekmiş gibi kıvrıla kıvrıla uzuyor ve ihtiyacım olan gücü ancak içimde bir yerlerde bulabileceğimi bana bir sır verir gibi veriyor. Yanımdaki ses durmadan "ilerlemeliyiz" diye bağırıyor. Yolun bir noktasında gençliğimi görüyorum, boylu boyunca uzanmış, olanca hızıyla yanımdan geçmiş ve ben o geçerken bakakalmışım ve sonra yorulmuş sanki, dinlenmek ister gibi usulca uzanmış bulduğu bir yere... Ona söyleyecek çok şeyim var aslında, belki onun da bana söyleyecek yüzlerce şeyi vardır ama bunlar için vakit yok. Hızlanıyorum, nereye gideceğimi biliyor muyum diye kendime soracak vaktim yok, mutlu muyum sorusunu sorabilecek kadar özgür de değil gibiyim ve bunu kendime itiraf edemeyecek kadar da cesaretsizim belki. Düşüncelerimi bir noktada odaklamakta zorlanıyorum. Dedim ya bu hız başımı döndürüyor.

Gücümü topladığım bir anda şunu geçiriyorum içimden: Hiç bir şey, bu hız ve bu düşüncelerim önemli değil aslında şimdi. Bir mucize tanığıyım işte, bu yetmez mi?

Ben kuş cıvıltılarını duydum ve baharda tomurcuklanan çiçekleri gördüm, ben dağ göllerini gördüm ve yağmurun ince ince yağışını ve bereket getirişini… Ben paçalarından sevgi ve yalnızlık akan insanları gördüm. Masum çocukların yüzlerini ve bu yüzlerin her birinde umuttan bir parça gördüm.

Gördüm işte bütün bunları. Yürümemek, ilerlememek için bir bahanem yok. İlerlemek ve durmamak için belki binlerce sebebim var.

Gücümü tekrar topluyorum, geriye hiç bakmamak istiyorum ama bir fısıltı geliyor kulağıma bazen. Bir iç çekiş... Hep içinden bir şeyleri tekrar eden bir zihin... Düşmemek için dipsiz kuyulara tutunduğu dala sıkı sıkıya yapışmış bir çift el... Biri sönüp biri yanıyor zihnimde bu imgelerin ama başarıyorum arkaya bakmamayı. Bakarsam bir adım daha atamayacağımı ve ilerleyemeyeceğimi bilerek…

Dükkânlar görüyorum, kasvetli sokaklar, saçı başı dağınık yoksul çocuklar, kadınlar görüyorum, sözleşmiş gibi hep boş bakışlarla önlerine bakan ve hep hızlı ve ürkek adımlarla yürüyen, adamlar görüyorum çoğu zaman bezgin gözlerle bakan ve bazen de pis pis sırıtan... Caddeler görüyorum kalabalık ve uğultulu, tozlu ve çöp yığılı kaldırımlar...

Nefessiz kalacakmış gibi hissediyorum kendimi. Bütün bunlardan kaçmak için hızlanıyorum. Kötü bir rüyadan bir an evvel uyanmak ister gibi kaçmaya hazırlanıyor adımlarım; her şeyi arkamda bırakarak bir çırpıda... Engelleri tanıyan ve hepsine yenik zihnim kaçmak için bir yol buluyor kendine. Rahatlıyorum… Bazen kaçacak ve sığınacak bir yer bulduğumda, yürümek ve yürümeye katlanmak daha kolay…

Böyle geçiyor günler. Akşam çökünce ve ortalık sessizleşince derdimle baş başa kalıyorum bazen... Yanımda ilerlemeliyiz diyen ses de olmuyor böyle zamanlarda. Hep o sesten kaçmak isterken o sesi özlediğimi ve onsuz eksik olduğumu fark ediyorum bu akşamlarda, ürpererek ve insan olmaktan sıkılarak ve hep olanın yanında yiteni özleyen aç gözlülüğüme kızarak.

Sabahın ilk ışıklarıyla ağır ağır tekrar yürümeye başlayan bedenimi görüyorum oturduğum yerden. Uzaklaşıyor benden ve geriye bakmamak için tüm şartlanmışlığıyla ileriye doğru giderken bir parçasını daha geride bırakıyor. Bilmem, bir gün farkeder mi benim burda hep kendisini bekliyor olacağımı.

Geri



duyurular

Temrin Dergisi'nin Eylül Sayısı çıktı... Derginin basin bültenini okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi okurlarına müjde! Dergimizin ilk sayilarinda yayinlanan yazilari internet sitemize ekledik. Okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi`ni seçkin kitapevlerinden alabilirsiniz. Temrin Dergisi`ni temin edebileceginiz bayilerin listesini görmek için tiklayiniz»


son sayı



ziyaretçi sayısı



ferfir