menü


Edebiyatçı Bir Jöntürk: Ali Fahri Ağababa

Tahsin Yıldırım

Ali Fahri 1861 yılında doğmuştur. Elde ettiğimiz kaynaklar içerisinde maalesef hiçbirisi onun doğum yeri hakkında bilgi vermez. Hukuk doktorası tahsili görmüştür. Deniz kuvvetlerine bağlı bir gemide kâtiplik yapmış, Osmanlı hariciyesinde görev almıştır. Ancak bu görevin mahiyetini bilemiyoruz.

Ali Fahri bahtsız bir çağda dünyaya gelmiştir. Osmanlı'nın son iki asrında meydana gelen yenileşme faaliyetleri dönemin Türk aydınını değişik mecralara yönlendirmiştir. Bu durum Osmanlı yönetimi tarafından farklı algılandığından Jön Türk hareketinin de önderleri olan bazı aydınların Abdülaziz dönemindeki sürgünlükleri daha sonra II. Abdülhamit'in padişah olmasıyla da devam etmiştir. Bu çağda sürgünlük Türk aydını için bir bakıma kader hâline gelmiştir.

O dönemin bazı aydınları gibi Ali Fahri de II. Abdülhamit döneminde Meşrutiyet yanlısı fikirlerinden ötürü 1867 yılında tutuklanan yüzlerce kişiden 78'si Taşkışla'ya hapsedilmiştir. Taşkışla'da 102 gün tutuklu kalmışlardır. Ulaştığımız kaynakların tümü Taşkışla hapsinin 102 olduğunu yazsa da Ali Fahri bu cezadan önce de başka bir cezaevinde yatmışlardır. Ardından da Trablusgarp'a sürgüne gönderilmiştir. Şeref kurbanları olarak anılan bu kişilerin sürgünlüğüne sebep yayınladıkları iki bildiridir.

Ali Fahri bu tutukluluğu ve sürgünü için padişaha yazdığı ancak ulaştıramadığı mektubunda durumunu acıklı bir dille anlatmıştır.

Ali Fahri sürgünde iken bile Jöntürklük adına çeşitli kişilerle mektuplaşarak fikrini yaymaya çalışmıştır. Abdullah Cevdet, Ali Kemal, Mizancı Murat onun mektuplaştığı bazı kişilerdir.

Trablusgarp'ta bir süre sürgün hayatı yaşayan kişiler ve Ali Fahri 11 Mayıs 1315[23 Mayıs 1899] tarihinde başkentten emirle gelen Cidde, Basra ve Selanik gibi şehirlere gönderilir. Ali Fahri'ye ise Cidde düşmüştür. Şeref kurbanları yöneticilere güven verdikleri için kısa bir süre sonra daha serbest hareket eder hale gelmişlerdir. Bu serbestiyetten yararlanan mahkûmların bir kısmı Eylül 1898'de bir başka kısmı ise 22 Şubat 1899 tarihinde firar etmişlerdir. Firar edenler içinde Ali Fahri'de vardır. Onun ne zaman firar ettiği konusunda bilgimiz yoktur. Ancak Süleyman Kani İrtem "Cidde'ye memur edilen korvet kâtibi Ali Fahri Efendi memuriyetine giderken Mısır'da karaya çıkarak orada kaldı." diye yazmıştır. Bundan hareketle şu söylenebilir. Ali Fahri Mısır'dan Avrupa'ya kaçmıştır.

Sürgün içinde sürgün olan Cidde'de kısa bir süre kalan Ali Fahri buradan Mısır'a, Mısır'dan da Cenevre'ye kaçar. Cenevre'de de Jöntürklere katılarak İntikam, Tokmak ve Beberuhi adlı üç gazete çıkarır.

Ali Fahri gerek sürgünlüğünde gerekse kaçtıktan sonra çeşitli gazetelere yazılar yazarak fikirlerini yaymaya çalışmıştır. Kaçtığı Avrupa'da ise daha aksiyoner bir çizgi takip ederek Osmanlı Hükümetine karşı çeşitli muhalif organizasyonlar tertip eder.

Tunalı Hilmi ve Ali Fahri, Sultan Abdülhamit karşısında Jöntürklerin dağınık olmaması ve bir çatı altında toplanması için 1901'den sonra faaliyete geçmişlerdir. Jöntürkler arasındaki parçalanmışlığı gidermek için yapılan bu çalışma 1902 yılında semeresini vermiştir. 4 Şubat 1902'de Paris'te I. Jöntürk Kurultayı toplanır. Bu kurultay Jöntürklere yakın bir isim olan Mösyö La Feuvre Contalis'in köşkünde yapılmıştır. Bu kurultayı Prens Sabahattin ve Lütfullah Bey toplamıştır. Ancak asıl organizatör Tunalı Hilmi ve Ali Fahri'dir.

Ali Fahri bu büyük kurultaydan önce "Yeni Osmanlılar Kongresi" adlı bir eser yayınlamıştır. "Yeni Osmanlılar Kongresi" adlı eserinde birliği ve Osmanlılık ruhunu savunmuştur.

Ali Fahri Ağababa'nın önceleri Jöntürkler gibi Osmanlılık fikrini savunurken sonraki yıllarda İttihat ve Terakki'nin Türkçü çizgisine geldiği görülmektedir. Bu durum sanıyoruz ki milliyetçiliğin ve ulus devlet anlayışının yaygın bir kabul görmesinden ve Türk olmayan unsurların ayrılıkçı hareketlerinden kaynaklanmaktadır.

Ali Fahri çok yönlü bir insandır. Kalemin gücünün farkında olduğundan yazıları ile de fikirlerini yaymaya çalışmıştır. Gazetelerde yazdığı saltanat aleyhinde Meşrutiyet lehindeki yazılardan ötürü Osmanlı Hükümeti tarafından susturulması gereken bir muhalif olarak değerlendirilmiştir. Bu yazılarına en bariz örnek olarak İntikam gazetesindeki yazıları gösterilmiştir. O özellikle İntikam gazetesindeki yazılarından dolayı Osmanlı devletinin baskısı ile bu gazetenin 41 sayısından sonra Cenevre'den sınır dışı edilmiştir. İsviçre hükümeti tarafından sınır dışı edilme gerekçesi anarşist olarak değerlendirilmesidir. Ali Fahri bu suçlamayı reddedip liberal dünya görüşüne sahip olduğunu ifade etmiştir. Ancak bu savunmasına rağmen alınan karar uygulanmıştır. Bu kararı geri aldırmak için bir buçuk yıl İsviçre sınırındaki Annemes şehrinde yaşamıştır.

İsviçre'den sonra kısa bir süre Mısır'a dönmüştür. 1908'de Meşrutiyetin ilanından sonra yurtdışındaki diğer Jöntürkler gibi o da İstanbul'a dönmüştür.

Yurda döndükten sonraki faaliyetleri hakkında fazla bilgimiz olmamasına rağmen Ali Fahri gibi hareketli bir insanın boş durmayacağı aşikârdır.

Patlak veren 31 Mart olayları esnasında isyancılar tarafından aranan muhalifleri evinde saklayarak kendisinden beklenen tavrı sergilemiştir.

Ali Fahri Ağababa filmlere konu olabilecek bir hayat yaşamıştır. Hayatın her türlü eza ve cefasını görmüştür. 1908 yılında yurda döndükten sonra gerek politika gerekse edebiyatla iç içe olmuştur. O Türk edebiyatının yanında İtalyan edebiyatı ile de ilgilenmiştir.

O II. Meşrutiyet sonrasında İtalyan edebiyatını ülkemizde tanıtmak için çeşitli çabalar içine girer. Bunlardan en önemlisi döneminde tanınan bir İtalyan edebiyatçı olan Gabriele D'annunzio'den çeşitli çeviriler yapar. Onun ve farklı İtalyan yazarların eserlerini "İtalyan Edebiyatı" adı altında iki cilt olarak yayınlar. Yaptığı bu çevirilerin sebebini şu cümlelerle açıklar: "Bizde İtalyan edebiyatından numuneler, hemen yok denebilecek kadar azdır. Bunun büyük bir mahrumiyet olduğunu zevk-i edebi sahiplerinden kimse inkâr edemez.

Bu mahrumiyeti ahdimce izâleye çalışmak istediğim için beş altı sene evvel de böyle bir kitap neşretmiştim. Bu ikincisi oluyor." Ali Fahri 1928 yılında nerede ve hangi vapurda olduğunu bilmediğimiz bir kaza geçirir. Bu kazada ayağı kangren olur. Kangren olan ayağını kendisi gibi bir Jöntürk olan Âkil Muhtar Özden tarafından tedaviye çalışılmıştır. Ancak bu tedavi çare olmayınca Operatör Doktor Orhan Bey tarafından ayağı kesilerek yaşatılmaya çalışılmıştır. Ancak bu çabada onu kurtarmaya yetmez. Ali Fahri 15 Haziran 1928 Cuma günü hayata gözlerini kapar.

Onun ölümünün ardından edebiyatçı kardeşi Mehmet Enisi Yalkı, İçtihat dergisinde bir mektup yayınlayarak üzüntülerini ifade edip Ali Fahri hakkında bilgi verir.

İyi derece İtalyancanın yanında Fransızca ve Arapça bilmektedir.

Ali Fahri 1861 ile 1928 yılları arasında yaşamıştır. Ağababa lakabıyla da anılmaktadır. İsmi ön planda olmamakla beraber önemli ittihatçılardan olup ilk Jöntürk gazetecilerindendir. Meşhur gazeteci Feridun Kandemir'in babasıdır.

Ali Fahri Ağababa'nın Eserleri

1. Ali Fahri, Serasker Merhum Recep Paşanın Yaveri Şehid-i Hürriyet Şevket Beye, Kandil ve Muhtar Paşa, [Mısır], tarihsiz, 30 s.
2. Ali Fahri, Sultan Abdülhamit-i Sâni'ye Son Arızem, Kahire, 1315/1898, 16 s.
3. [Ali] Fahri, Yeni Osmanlılar Kongresi, Cenevre, 1316/1901, 22 s.
4. Ali Fahri, Yeni Kongre, Paris, 1318/1902, 7 s.
5. [Ali] Fahri, Açık Mektup, Ali [Kemal] Pinhan Bey'e, Kahire, 1322/1904, 14 s.
6. Ali Fahri, Umum Osmanlılara Açık Mektup, İstanbul, 1324/1906.
7. Ali Fahri, Elvah-ı Siyah, Mahbes ve Gurbet Hatıraları, Matbaa-i Bahriye, İstanbul, 1324/1908, 168 s.
8. Ali Fahri, Emel Yolunda, Mahbes ve Menfa - Senin Sergüzeşti, İkinci Tab'ı, Müşterekül-menfa Osmanlı Şirketi Matbaası, Babıâli
Caddesinde Sepetçiler Sokağında Numro 27, İstanbul, 1328/1910. 392[2] s. 36 fotoğraf.
9. Ali Fahri, İtalyan Edebiyatı, I. Kısım, İstanbul, 1330/1913, 144 s.
10. Ali Fahri, İtalyan Edebiyatı, II. Kısım, İstanbul, 1336/1919.
11. Gabriele D'Annunzio, Ölümün Zaferi, Çev: Ali Fahri, İstanbul, 1928, 254, 2 s.[roman]

Ali Fahri Bey'in Çıkardığı ya da Yazı Yazdığı Gazete ve Dergiler

Bu bölümde Ali Fahri'nin yazı yazdığı bilgisine ulaşabildiğimiz her türlü basın yayın organına yer verilmiştir. Sürgünde çıkardıkları fanzin sayılabilecek gazete ve dergilerde buraya dâhil edilmiştir.

1. Zindan: Trablusgarp'a sürgüne giden Ahmet Cevat Dilemre, Ali Fahri ve arkadaşları tarafından çıkarılır. Kaç sayı çıktığı hakkında bilgimiz yoktur. Yazar kadrosunda Ali Fahri, Yusuf Akçura, Ali Tevfik, Saffet Tevfik, Hasan Safi ve Ahmet Cevat Dilemre vardır. Sürgün hayatında yayınlamıştır.

2. Hatıra: Trablusgarp'a sürgüne giden Ahmet Cevat Dilemre, Ali Fahri ve arkadaşları tarafından çıkarılır. Kaç sayı çıktığı hakkında bilgimiz yoktur. Ancak Ahmet Cevat Dilemre hatıralarında 20-30 sayı çıkardıklarını yazmıştır. İlk sayısı 1 Mart 1898 tarihinde çıkmıştır. Haftalık olarak gizli çıkarılmıştır. Her sayı 10-12 sayfadan oluşmuştur. Yazar kadrosunda Ali Fahri, Yusuf Akçura, Ali Tevfik, Saffet Tevfik, Hasan Safi ve Ahmet Cevat Dilemre vardır. Süleyman Kani İrtem'e göre Hatıra'nın başlığı altında: 'Dönmez evlâdı vatan azmi civan merdaneden Nefiyle, tağrip ile, tazip gûnagûn ile!' " yazmaktadır.

3. Merhale: Süleyman Kani İrtem bu gazetenin Trablusgarp'ta sürgünde çıkarılmış bir gazete olduğunu yazmıştır. Hatıra dergisinin yayınlandığı sırada yayınlanmıştır. Burada Ali Fahri Ağababa'nın yazdığına ait bilgi yoktur. Ancak diğer gazete ve dergilerde yazdığı düşünüldüğünde burada yazmış olma ihtimalinden söz edebiliriz.

Menfa: Bu gazete de sürgünde çıkarılmıştır. Süleyman Kani İrtem bu gazeteye değinmiştir. İçeriği hakkında bilgimiz yoktur. Süleyman Kani sadece şu bilgileri verir: "Mahpus menfiler arasında mevkut risale çıkarmak arzusu uyanmıştı. Evvelâ yazdıkları makaleleri "Menfa" unvanlı tek nüshada topluyorlardı."

4. Ali Fahri ile beraber Fizan'da bulunan Ahmet Cevat Emre bu gazeteyi arkadaşları ile beraber çıkardıklarını yazmıştır.

5. Hak: İttihat ve Terakki Cemiyetinin Mısır şubesi tarafından çıkarılan bir gazetedir. 1899 ile 1900 arasında 39 sayı yayınlanmıştır. Ali Fahri de burada yazmıştır.

6. İntikam: Ali Fahri ve arkadaşları tarafından 1900 ile 1902 yılları arasında Cenevre'de 50 sayı çıkarılmış bir gazetedir. Yeni Osmanlılar Cemiyeti yayınıdır. Farklı yayın periyotlarında çıkmıştır. Haftada iki defa, haftalık ve iki haftada bir olmak üzere yayınlanmıştır. Propagandaya yönelik bir gazetedir. Ali Fahri'nin İntikam gazetesinde yayınladığı şiir aşağıdadır.

"Kan içdik durduk sabah akşam Yirmi beş yıl oldu tamam İntikam isteriz intikam Dünya görmedi bir eşini. "Köpekler sürsün leşini"

7. Beberuhi: Ali Fahri'nin yazılarının yayınlandığı Beberuhi ilk sayısı 1 Şubat 1898'de 5. ve son sayısı ise 1 Teşrinievvel 1898'de Cenevre'de yayınlanmıştır.

8. Tokmak: Ali Fahri, Tunalı Hilmi ve arkadaşları tarafından ilk sayısı 1 Mart 1901'de çıkmış olan mizah gazetesidir. Beşinci ve son sayısı 15 Haziran 1901'de çıkmıştır. 15 günde bir yayınlanası amaçlanmıştır. Ancak bu periyotta yayınlanmamıştır. Ali Fahri burada yazı yazmış ve karikatürler çizmiştir.

9. Yarın: 1921 ile 1922 arasında Suphi Nuri İleri tarafından 45 sayı çıkarılan dergidir. Bu dergide İtalyan yazar Gabriele D'Annunzio, Ölümün Zaferi adlı romanının çevirisini yayınlamıştır. Ali Fahri İtalyan edebiyatının Türk edebiyatçıları tarafından bilinmediğini yazmıştır. Bu zevkin, edebi zevk sahibi insanlara ulaştırılması gereğinden hareketle bu tercümeyi yaptığını ifade etmiştir.

10. Hayat: 1926 ile 1935 arasında Ankara'da Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından Farklı yayın periyotlarında 135 sayı çıkmıştır. Kemalizm'e bağlılığı perçinlemek için çıkarılan bu dergide devrin önemli kalemleri yazmıştır. Ali Fahri ise 1928 yılında bazı biyografi yazıları yazmıştır.

11. Türk Yurdu: 18 Ağustos 1911'de kurulan Türk Yurdu Cemiyetinin yayın organı olarak ilk defa 24 Teşrinisani 1911'de çıkmıştır. Günümüze kadar çeşitli yayın periyotlarında yayınlanmıştır. Burada 1918 yılında bir hikâye ve hatıralarından kısa bir bölüm yayınlanmıştır.

12. İçtihat: Önemli Türk Pozitivistlerinden olan Abdullah Cevdet tarafından çıkarılmış materyalist felsefeyi yayın amacı edinmiş bir dergidir. Bu dergi 1904 yılından itibaren Abdullah Cevdet'in 1932 yılında ölümüne kadar devam etmiştir. Ali Fahri İçtihat'ta farklı yazılar yayınlamıştır. Bunlardan bazıları 1913 yılındaki sayılarda çıkmıştır.

13. Tedrisat Mecmuası: İbrahim Alaaddin Gövsa ve Satıül Hüsri tarafından çıkarılmıştır. 1912 ile 1926 yılları arasında değişik periyotlarla yayınlanmış bir dergidir. Ali Fahri bu dergide 1925 yılında yazmıştır.

Geri



duyurular

Temrin Dergisi'nin Eylül Sayısı çıktı... Derginin basin bültenini okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi okurlarına müjde! Dergimizin ilk sayilarinda yayinlanan yazilari internet sitemize ekledik. Okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi`ni seçkin kitapevlerinden alabilirsiniz. Temrin Dergisi`ni temin edebileceginiz bayilerin listesini görmek için tiklayiniz»


son sayı



ziyaretçi sayısı



ferfir