menü


Ahde Vefa

Semra Topçu

Büyük şehirlerin uğultuları var... Kalabalığın toz bulutu koşuşturmaları… Tüm bu uğul- tulu koşturmalarınsa sancılı yalnızlıkları var… Kocaman şehrin birbirine ırak insanları; bir merhabaya bile cimrileşti mi gönlünüz!

Bilerek kaçırdığınız göz temaslarınız, gittikçe azalan tanışıklıklarınız var…

Kimini küçük şehir boğar… Kimini büyük şehir… Her iki yaşamı bilmekse, çatıştırıyor beni içimde… Çatışmalar geçmişi, geçmişin küçük yaşamlarındaki tadını aratıyor…

Çocukluğumun geyikçi çıkmazı; sağlı sollu bahçeli evlerle, eğimli ve derinleşen bir so- kaktı… Kasabanın çıkmaz sokağında yol, insana çıkardı; özgür ve güvendeydi zamanlar…

O dar, o eğimli ve o dipsiz çıkımsızlıkta bile, kocamandı yaşamlar…

Kocaman şehrin birbirine çıkan ışıltılı caddeleri var… o caddelerin çıkımsızlığında kaybolan insanlar… in(san)dığımız insanlar…

Dağın bir ucu şehir… Kurtlar patikalarını döşemiş… Sinsi bir akın geceye, karanlıklar sotaları olmuş… Caddelerin ışıltılarında bile göz gözü görmüyor…

Çocuklar, köşedeki sokak lambasının ışığında saklambaç oynayamıyor artık… Dombiliç, körebe geçmişin izlerine ilişmiş… Işıl ışıl caddelerde, güven güvensizliklere gebe…

Aydınlık, aymazlık mı getirdi ne! Ay(dın)lık aymazlık mı getirdi ne! Yaman çelişkiler…

Boğulacaksan büyük şehirde boğul! Fırsatlar şehri… Ya bu şehrin fırsatçıları… Yaman tehlikeler… Ve şehirler, kasaba yamanlıklarına galipler!

Çıkmaz sokağım, ışıltılı caddelere çıktı bir gün… Annem pazara gittiğinde, bana göz ku- lak olan leman teyzem, Mihri ninem, Rıfat amcam yoktu artık… Sokak lambamız o kadar ışıtmıyordu oyun alanımızı… Hepimiz birer cin Ali olmayı öğrendik o zamandan… Gölge- mizi bile izlemeyi öğrendik…

İş günü pazar yalnızlıklarını anlamıyorsunuz… Yalnız bir pazarı işlendirmek için sokağa attım kendimi… Dükkanı açtım, yolu geçen birkaç müşterimin şaşkınlığna umarsız, sizi özledim ondan geldim diyerek geçiştirdim… Pazar yalnızlığımı paylaşmaya geldim diyemedim!

Bu koca şehir, bu ışıltılı caddeler ne kadar kimsesizdi…

Dükkanın önünde, avare gezinen bir köpek fark ettim… Şaşkın bakışları, gidemeyen ama gitmek isteyen adımları vardı… Buldog cinsi, bu asil duruşlu hayvanı bir süre gözlemledim, sahipsiz olması mümkün değil, sende mi kayboldun bu ışıltılı yollarda, sende mi bendensin. Elimde bir tas suyla merhaba dedim ona… Dükkanın önünden, hiçbir yere gitmiyor, aradan biraz zaman geçti, acıkmıştır düşüncesiyle öğlen yediklerimden kalanları verdim, çekinme- den bir güzel yedi. Hava kararmaya başladı hala gelen giden olmadı, bırakıp gidemiyorum, alıp götüremiyorum… Saat epeyce ilerleyince dükkana aldım, suyunu bırakıp, kapıyı üzerine kilitledim. Sahibi gelirse camdan görebilirdi nasılsa…

Dükkana geldim, etrafta kimseler yok… Komşulara sordum, kimse gelip geçmemiş…

Bu beklemelerle koskoca bir haftamız geçti… Ona geyşa adını verdim… öylesine Güzel eğitilmiş ki beni hiç üzmüyor… Kapımın önünde duruyor, müşteriler sakinse sorun yok, sesleri yükseldiğindeyse hırıltıları duyuluyordu …Alışmaya başlamıştım ona, alışmıştı…

Kapının önünde güneşte genleşirken aniden havlamaya ve koşmaya başladı, ardına düş- tüm bende…Yaşlı bir adamın omuzlarına atladı ve inlemeye başladı… Ellerini yalıyordu, yaklaştım, sizin miydi? Benim evet, aramadığım yer kalmadı, siz mi baktınız onca zaman… evet dükkana aldım ve alıştık birbirimize… nedense bunu söyleme gereği duydum, alıştık birbirimize! Onu almasından olan korkularımı açık etmiştim…

Yalnızlığıma Pazar hediyemdi o…Hem bu ışıltıda aynı yalnızlıkta buluşmuştuk… Ben onun kasabadaki çıkmaz sokağıydım… Ben onun iniydim…

Gidelim kızım dedi… Duymazlıktan geldim, sadece ben değil geyşa da duymazlıktan geli- yordu. Yaşlı adam daha yüksek sesle tekrarladı, hadi kızım gidelim… Geyşa oralı değildi, bir ona bir bana bakıyordu, sanki ne benden ne de ondan geçemiyordu… İkimizde ayrı ayrı, onun uzağında duralım, çağıralım hangimize gelirse onunla kalır, sizce uygun mu dedim… Yaşlı adam kendine olan güvenle tamam dedi… Ayrıldık ve seslendik, geyşa gel kızım, yaşlı adamda hadi kızım gel diyordu… Geyşa ikimize de inleyerek bakıyordu, acı çekiyordu belliki, ama birden kararlı birkaç adımla bana doğru geldi… Buna üzülmedim, içim sizden yana rahat etti, çünkü o sahip çıkanı ve sahibini bilir… Doğru biri olduğunuzu onun yaklaşımı yeterince anlattı, sizinle kalsın ama arada alıp eve götürebilir miyim? Elbette ne demek, o sizinde köpeğiniz…

Geyşalı hayatım başlamıştı, artık misafir değil, yaşamımın soluğuydu… Müşterilerimde alışmıştı ona… Birlikte yürüyüşlere çıkıyorduk, tasmasını takmıyordum, sağ elimin hizasın- da efendice yürüyor, alışveriş için girdiğim mağazaların kapı önünde sessizce bekliyordu…

Aslında acayip gururlanıyordum onunla; anlıyordu beni ve yormuyordu… Aynı dili konuş- madığım bu hayvan acayip insandı!

Son günlerde biraz iştahsız, durgun, keyifsizdi, alışık değildim onun bu hallerine… İnceden bir inlemeyle sesler çıkarıyordu, yaklaşıp başını okşadım, gözleri yaşlanmıştı, ağ- lıyordu… İnleye inleye ağlıyordu… İki gün sürdü bu inlemeler… Kapı önünden aniden ok gibi fırlamıştı, kapıyı çekip ardına düştüm… Yolun karşısına ve oradan da karşı sokağa girdi, nefes nefeseydim, koştu… koştu… Beni hiç duymuyordu… Sonra sağa ilerden de sola saptı… Bahçeli bir evin bahçe kapısında önce bir durdu, bacakları titriyordu ve inlemeleri artmıştı, sanki hıçkırıyordu! Az bir bekleyişten sonra içeriye girdi, bende hiç bilmediğim bir evin bahçesindeydim; kapı önünde kalabalık ayakkabılar ve içerden gelen ağlama sesleri vardı… Havlamaya başladı, kapı açıldı ve içerden yaşlı adam çıktı, geyşayı gören adam hıçkırıklara boğuldu, ona sarıldı… ağladı… ağladı…kızım annen bizi bırakıp gitti dedi…

Hayatımın en ağıtlı fotoğrafıydı bu… Öylece kalakaldım… Sözcüklerimi yitirdim… Geyikçi çıkmazındaydım, akşam olmak üzereydi ve bu sokağı köşedeki sokak lambası ışıtıyordu…

Geri



duyurular

Temrin Dergisi'nin Eylül Sayısı çıktı... Derginin basin bültenini okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi okurlarına müjde! Dergimizin ilk sayilarinda yayinlanan yazilari internet sitemize ekledik. Okumak için tiklayiniz»

Temrin Dergisi`ni seçkin kitapevlerinden alabilirsiniz. Temrin Dergisi`ni temin edebileceginiz bayilerin listesini görmek için tiklayiniz»


son sayı



ziyaretçi sayısı



ferfir